üniversite kursu ankara






bir yol tutturmak deyimi


kendine göre bir tutum izlemek, örnek: O bir yol tutturmuş gidiyor işte, sonunu düşünmüyor.









Son Sorgulanan Deyimler

Deyim

Anlamı

kendine göre bir tutum izlemek, örnek: O bir yol tutturmuş gidiyor işte, sonunu düşünmüyor.

verilen buyruğu yerine getirmek zorunda olan kimse. örnek: Polis buyruk kuludur, buyrulanı yapar.

(1) yaramaz olmayan, yaramazlık etmeyen, ağırbaşlı, dengeli. örnek: Çocuk akıllı uslu görünüyordu. (2) ağırbaşlı, uslu olarak, akıllıca. örnek: Bunun akıllı uslu bir iş olmadığını sana söylemiştim.

(bir şeyi)göz önünde tutmak, bir yana atmayıp gereğini düşünmek, hesaba katmak, örnek: Öneriyi dikkate almak gerekirdi.

(1) geceleyin elinde fenerle, arkadan gelenler için yolu aydınlatarak önden gitmek. (2) bir kalabalığa önderlik etmek.

el üstünde tutulan, çok şımartılan, nazlı büyütülen (çocuk, genç), örnek: Böyle el bebek gül bebek büyürse, beceri kazanamaz.

 Son derece inatçıdır, düşüncelerini bir türlü değiştirmez, söylediklerinde ve inançlarında direnir.

 Hissettiği acıyı, ızdırabı, üzüntüyü belli etmemek; ağlamak isteğini bastırmak.

(1) el dokundurulmamış, hiç kullanılmamış, hiç dokunulmamış, örnek: Köyün el değmemiş ormanları varmış. (2) saflığı bozulmamış, saf, temiz.

insanın yaşamının son yılları. örnek: Ahir vaktimde biraz rahat etsem diyorum.

tkz. üzerinde yalnızca bir don ile bir atlet bulunacak denli soyunmuş bir durumda, örnek: "Yangın var!" sesiyle don gömlek sokağa fırladı.

iyi olan bir durumu kötüye dönüştürmek, bir işi engelllemek. örnek: Tasarı, birçok işe darbe vuracaktır.

Tüm Hakları Saklıdır © 2008 - 2025

Sitemizin SEO çalışması Seo Uzmanı Zeze tarafından yapılmıştır.
anlaminedir.com bir nerededir.com sitesidir.